Sucker Punch, Buz Gibi Biraderler, Tam Akbil ve Mimarlar Bağlamayı Neden Üfleyerek Çalamazlar?

“sevdiğin bütün yemekleri blendırda karıştırıp yemeye çalışınca nasıl hissedersen, filmi izleyince de aynı hissi duyuyorsun.”  grunger – ekşisözlük

Yukarıdaki söz “Sucker Punch” filmi için söylenmiş. Filmi anlatmak için doğru bir cümle, belki “sevdiğin” kelimesi üzerine düşünülebilir… Sucker Punch filminde dünyaya ait; zaman, coğrafya, kültürler, savaşlar, romanlar, gerçekler, kurgular, müzikler, sesler, makinalar, kıyafetler vb. birçok şey bağlamından koparılarak serbestçe dolaşıyor. Çağrışımlardan hareketle oluşturulmuş bir film izliyorsunuz. Açıkçası izlemeseniz de hiç bir şey kaybetmezsiniz ancak filmin bu yazıya; başlıkta adı geçen diğer videolar ile birlikte, ilham verdiğini söylememiz gerek.

sucker punch - samuray gibi bir şey ile lolita gibi birşeyin karşılaşması

sucker punch – samuray gibi bir şey ile lolita gibi birşeyin karşılaşması

İkinci dünya savaşı ortamına benzeyen bir savaş Continue reading

“Postmodernlik” durumu ve bir “birey” olarak mimar.

Albert Camus’nun “Yabancı” romanı: “Bugün annem öldü veya dün tam hatırlamıyorum.” cümlesiyle başlar. Yazıldığı günler ve de bir süre sonrasına kadar oldukça vurucu ve de “yabancı” bir hissiyatı gösterir bu cümle. İyi edebiyatçılar var olan, hissedilen fakat derinlerde olduğundan kelimelere dökülmesinin bilinç dahilinde zor olduğu durumları yakalar Continue reading