Hadım Edilmiş Batı’nın Doğu’dan Olamamış Prematüre Çocuğu: İşid

Su 100 °C’de kaynarmış… Derece diye bir şey varmış. Ve su her yerde 100 °C’de kaynarmış. Aslında su çok nadir 100 °C’de kaynarmış. Bu bir “kabul”müş. Bütün modern bilim böyle “kabul”lerden oluşuyormuş. Batı bu bilime çok güvenmiş. Aklımla bilmediğim gözümle görmediğim yoktur demiş. Kendi yalanına kendi inanmış…

Ölümden sonrası için tek kelimesi olmayan modern Batı, tapındığı bilim ile beraber dinden de kopunca eline bir sopa gibi aldığı teknolojik gelişmelerle dünya kabadayılığına soyundu desek yeridir. Zaten tarih de böyle söylemektedir. Aynı Batı atom bombası icat edip, sömürge haline getirdiği dünyanın geri kalanını kendi lazımlığına çevirmiştir.

Çarpık teknolojik gelişmelerin bir getirisi olan, kendini tanrı addetme durumu ile ortaya çıkan modernizm her şeyi “akla” uygun hale getirme ve yönetme biçimi olduğundan doğa ile beraber insan da makineleştirildi. İnsanı, evi hatta şehri bir makine olarak gören bu zihniyet insana ait duyguları hadım etmekte de gecikmedi.

Bkz. Fazla Batı Batı Diye İnlememeli Adamı Hadım Ederler Maazallah (+18)

Tabiata uyacağı yerde, dünyayı kendi aklındaki şekle sokmaya çalışırken, pasifleştirerek iktidarsızlaştırdığı insana onu hareketlendirecek şoklar verme gereği duydu. Tabi ki bunu da tapındığı bir diğer duyusu olan “göz” ile yaptı. Pornografi ve şiddet aracılığı ile hiçbir kutsal tanımayarak duyusuzlaştırdığı ve hissizleştirdiği insana bir nevi elektro şoklar vererek onu canlı tutmaya çalıştı. Ama bunu yaparken, üretimlerini hala tam anlamıyla hadımlaştırılamamış Batı dışı dünyaya da yaydı. Tabi ki bu durum farklı sonuçlar doğuracaktı…

Bkz. beden kusmak

İşid’in elinden kurtarılan Fransız gazeteci Nicolas Henin, İşid üyeleri için, “onlar bizim (Batı) kültürümüzün ürünleri, Teletubbies’den Game Of Thrones’a her şeyi izlemişler” diyor… Açıkçası İşid’in davranış biçiminin Batılı olduğunu görmek için illa bir Fransız gazetecinin onayı gerekmiyor. Zira İşid’in çoğunlukla Batı menşeli olan eylemcileri, eylemlerini Batılı zihinleri hedef alarak Batılı biçimde gerçekleştiriyorlar. İşid modern algının İslam namına ürettiği gerçekdışı korkuları realize ederek dünyaya sunuyor. Gerçekleri bilemeyen bizler “estetize” edilmiş vahşet görüntüleriyle dehşete düşürülüyoruz. Sinemadaki dünyanın gerçeğe dönüşüyor oluşu hissi zihnimizi farklı türden aldatmacalar çarkları içine sıkıştırıyor.

Son 200 yıldır Orta Doğu’yu Batı ve onun üretimleri darmadağın etmiştir desek yanılmayız. Dünyanın geri kalanını kendilerine ayrılan bir sofra olarak gören Batı dünyası iştahla baktığı Orta Doğu adına iki büyük dünya savaşı çıkarmış bu savaşların ardından ise kendi modernizminin fikir ve bilinçli atamaları doğrultusunda ortaya çıkardığı diktatörler eliyle vahşete ortak olmuştur. Şimdi ise verdiği elektro şokların ayarttığı bir takım caniler ortalığı kasıp kavurmaya devam etmekte.

Kendi kültürü dışında başka bir kültürün ve medeniyetin yaşamasına hak tanımayan Batı içine girdiği İslam dünyasını da hallaç pamuğu gibi attığından İşid’e karşı duracak güçlü bir ses de ortada yok.

Bugün Doğu akademisyenlerinin önemli bir bölümü tamamen Batı’dan beslendiklerinden dolayı kendi kültürleri hakkında konuşabilmek için üzerinde yaşadıkları toprakların geçmişinin aynen Batı’nın geçmişi gibi olduğu yalanını atıyorlar. Kendi evveliyatlarını tahlil etmekten aciz olduklarından da Doğu medeniyetlerinin cinayete kurban gitmiş bedenleri bir de üstüne kendi torunları tarafından tekmelenmekte.

Günümüzde internetle birlikte ise Batı’nın göz ve çarpık akıldan ibaret tuvalet suyu üretimleri çok daha kolay biçimde üzerimize yağmakta. Mahalleler arasından buldozerle geçilmiş gibi farklı dünyaların insanları yani farklı yaşlardan, farklı ahlak anlayışlarından, farklı kültürlerden insanlar birbirleriyle karşılaşmak zorunda kalıyor. Her türden kutsala sövülürken, ahlaksız ve vahşet içeren görüntülere çoluk çocuk, temiz zihinli hemen herkes maruz kalmakta.

Bizce pornografik üretimlerin, vahşet içeren görüntülerin ve kutsallara hakaret sözlerinin internete koyulması insanlık suçudur. Pornografi ve vahşet görüntüleri insan bedeninin aşağılanmasıdır.

Bugün bazı müslümanların Batı’nın putlaştırdığı göz oyununa katılmak arzusunda olmaları ve görsel üretim peşine düşmüş olmaları acıdır. İşid’in iğrenç sinema filmi fragmanları yapıyor gibi Hollywood’dan öğrendiği teknikleri ortaya koyuyor oluşu bizlere ders olarak yetmelidir. Bazı aydınlarımızın ise Tanrı’yı bu Batı üretimleri içinde arıyor oluşu daha da vahimdir.

Sonuç olarak diyebiliriz ki, İşid üzerinden İslam dünyasını suçlamak sathi kolaycılık olduğu gibi meseleye de doğru şekilde bakmak gerekiyor. Bununla birlikte artık Batı kültürüne ait her şeye kapımızı sonuna kadar açmaktansa kendimize ve fıtratımıza uygun şekilde hareket etmemizin zamanının geldiği ve geçtiği görülüyor. Batı’nın güzel görünen aldatıcı maskesini illa takmak isteyene bir sözümüz yok. Ama kendi medeniyetimiz için geliştirdiğimiz kompleksli ve kötücül anlayışın yersiz olduğunu bilmeli ve hakikatımızı aramaya devam etmeliyiz.

Pasifleştirilmeden, hadım edilmeden ve iktidarsızlaştırılmadan güzeli bulmak için çalışmalı. Ve nurtopu gibi çocuklar yetiştirmeliyiz.

Bkz. MVRDV mimari bir grup, AK Parti ise siyasi bir parti. Öyle ise…

Bkz. Müslüman sinema yapabilir mi?

Bkz. Herhangi bir eve her zaman girebilirsin.

Bkz. matrix’te ölürsem kabrime gelme

 

sdmimproje