kurban bayramlarımızda bir eksiklik mi var?

Kurban bayramlarımızda bir ekislik mi var ne? Evet, kurbanlıklar…

Her geçen yıl kurbanlıklar, kurban bayramlarında daha bir az görünüyorlar. Bunun birçok sebebi var, bu sebeplerin bir sonucu olarak doğan yardım kuruluşlarının vekaleten kurban kesmeleri, bizlerin bir nevi sevinerek ve de rahatlayarak kullandığımız bir yöntem haline geldi.

Sevinerek diyoruz çünkü, şehirlerimizi kurban bayramı diye bir gerçeklik yokmuşçasına inşa ettik. Bırakın kendi bahçemizde kurbanlık besleyip yine kendi bahçemizde kesebilmeyi, toplu kesim yerleri bile düşünmedik. Şimdilerde ise şifaen bir takım çözümler aranmakta.

Dini konularda çok bilgili olmayabiliriz ancak kendi mantığımızla şunu çıkartabiliyoruz: Bildiğimiz kadarıyla Peygamber Efendimiz kurban bayramlarında kurban kesmek yerine para toplanarak fakir yerlere yollanmasını farklı bire seçenek olarak göstermemiştir. Kurbanın kesilmesi gerektiğini söylemiştir.

Uygun ortamları olup da hep beraber kurban kesenler bilirler, kurban bayramının bu vecibesi büyük bir mutluluktur. Bunun yanında, bazı alimlere göre insanoğlunun içindeki sadizm bu yolla dışarı akıtılmaktadır. (testere gibi şiddet filmleri ya da kanlı bilgisayar oyunlarına talepten bu hissiyat anlaşılabilir). Bütün bilimsel ya da psikolojik etkileri geçsek bile şunu bilmeliyiz ki kurban kesmek dinen emredilmiştir. Ve biz vekaleten kurban kestirenlerden bazılarının ağzından, aslında kurbanın başında bulunup, kesime iştirak etmeden içlerinin pek de rahat etmediği saptamasını duyduk.

Elbette ki yardım kuruluşlarının, ihtiyacı olan ülkelere gidip kurban kesmeleri ve et dağıtmaları çok hoş. Ancak kurbanlık etleri pekala kesildikten sonra da götürülüp dağıtılabilir. Nitekim Hac’da kesilen milyonlarca hayvanın etleri bu şekilde dağıtılmaktadır.

Malumunuz, iştiraksiz ibadet pek makbul değil. Pekala öyleyse ne yapmak gerekir? Bizce kurban kesmek lazımdır. Sonra kurban kesmek gerekliliğinden doğan problemlerle yüzleşilmeli ve şehirlerimiz bundan sonra bu güzelliğin daha güzel yaşanabilmesi adına revize edilmeli en azından yeni inşa edilen yerler için böyle gereklilikler düşünülmelidir.

İşte evinizin bahçeli olması için bir önemli neden daha. Bir müslüman, sadece dini gereklilikleri yaşamayı arzu etse bile çok güzel şehirlere sahip olabilir. Zaten örneğin İstanbul’da hala nefes alabildiğimiz, boş alan bulabildiğimiz ender yerler cami avluları değil midir?

Modern dünyada ezan, şehir için bir tasarım öğesi olabilir mi?

kaçacak bir yer – 01: Yeni Bir Umut

kaçacak bir yer – 02: Bir Evin Anatomisi

kaçacak bir yer – 03: Turgut Cansever 1994′te ne dedi?

 

sdmimproje