Bizce ezan özellikle modern dünyada önemli bir tasarım öğesi olabilir. Hatta başat bir öğe olabilir. Nasıl mı? Şöyle ki:

İslam ülkelerinde her gün beş vakit ezan okunur. Eskiden, müezzinlerin minareye çıkarak çıplak sesle okudukları ezan bugün hoparlörler sayesinde oldukça geniş alanlara duyurulabiliyor.

Hoparlör ezan ilişkisindeki iç-içelik ne yazık ki iyi bir ezan-hoparlör kültürü doğurmamış gözükmektedir. Cami büyüklüğü, minare uzunluğu, hitab edilen genişlik, desibel ilişkilerinin hesaplanmadığı ortadadır. Ve bu durum malesef ezanı huşu aracı olabilecekken rahatsızlık veren bir sese dönüştürebiliyor bazen. Çünkü küçük bir caminin hoparlörü rahatlıkla Süleymaniye ile yarışabiliyor.

Ses problemine, değinmek istedik sadece. Asıl amacımız başka.

Ezanı çok seven bir topluluk düşünelim. Ve bu topluluk özellikle müezzinin hoparlörsüz sesini duymak istiyor. Bu onlar için vazgeçilmez bir güzellik. Bu topluluk beş vakit ezan sesini hoparlörsüz bir biçimde hayatlarına dahil edebilmek için mahalleler kuruyorlar.

Bu mahallelerin çıplak sesle okunan ezana uygun olabilmesi için, gürültüsünün az, evlerin yüksekliğinin alçak olması gerekir. Mahalle büyüdükçe ise yeni mescitler (camiler) yapılmalıdır.

Hoparlörsüz ezan tutkusu, motorlu taşıtlar altında ezilmeyen, alçak ve müstakil evlerden oluşan bir mahalle ortaya çıkartır.

Bizce ezan özellikle modern dünyada önemli bir tasarım öğesi olabilir. Hatta başat bir öğe olabilir. Çünkü ancak hoparlörün var olduğu modern dünyada hoparlörsüz ezanı tercih edebilirsiniz.

bkz. Üç Yanlışa Üç Yanlış Tespit.

bkz. Modern Müslümanın Yüzüne Okkalı Bir Tokat: Sancaklar Camisi

bkz. kurban bayramlarımızda bir eksiklik mi var?

 

sdmimproje