muhafazakar mimarlığı ucuz değil, belki lüzumsuz

“Bir süre önce, Haliç’in uzak ucunda, “Avrupa’nın Tatlı Suları” kıyısında, suları yaran kayıkların üzerindeki sayısız gramofonun sızlanışını dinliyordum. Ve Abdülhamid’in öldüğünü, Jön Türkler’in başa geçtiğini, Çarşı’daki tabelaların değişmeye başladığını ve Batı’nın zafer kazanmakta olduğunu fark ettim. İşte bugün karşımızda Ankara ve Mustafa Kemal’in anıtı duruyor! Olaylar hızlı gelişiyor. Zar atılmış durumda: Asırlık bir medeniyet daha yıkılıyor.”

               – Le Corbusier, L’art decoratif d’aujourd’hui, 1925


-Not: Muhafazakar kelimesinin günümüzde kullanılış biçimi çok değişken. Metinde muhafazakar kelimesi yerine dindar vb kelimeler de kullanılabilirdi. “Muhafazakar”dan kastımız; hayatının her alanını dini verilere göre biçimlendirmek niyetinde olan kişileri tarif etmektir. Bunun yanında bu kelimenin yazımızda Türkiye ile sınırlı olduğunu belirtmeliyiz.-

Devletle ilişkili kurumlarda, dinin egemenliğini yitirmesiyle (Tanzimatla hız kazanıp Cumhuriyet’le noktalanan bir durum) birlikte Continue reading